Parti Sistemleri

Parti ve Parti Sistemleri

Siyasi partiler modern sistemde aslında çok önemli bir yere sahiptir fakat bugün gerçek değerlerini görmemektedirler. Siyasi partilerin çok eski bir siyasi gelenek olmadığını kabul etmek gerek fakat partilerin olmadığı dönmelerde dünya militarizimin ve diktatörlerin kolları arasında boğuşmaktadır. Kısaca siyasi partiler modern politikanın baş kurucularıdır ve bugün ister baskıcı olsun ister demokratik, halk ile yönetimin arasındaki bağı teşkil etmektedirler. Fakat partiler birçok eleştiriye de maruz kalmaktadırlar. Özellikle yeni toplumların çeşitli isteklerini yerine getirmekte ve toplumsal meselelerin çözümünde –ve hatta belirlenmesinde- dahi başarısız görülmektedir.

Parti Politikaları

Siyasi partiler bugün çoğu ülkede karşımıza çıkmaktadır. Partiler otoriter veya demokratik olabilir; anayasala bir parti olup tek amaçları seçim kazanmak veya seçim yerine devrimi tercih eden partiler olabilirler; sağcı veya solcu olabilir hatta ikisi birden dahi olabilirler. Siyasi partilerin ortaya çıkması siyasi sürecin modernlerştiği anlamına gelebilir. 1950 yılından sonra dünyanın %80 partiler tarafından yönetilir hale gelmiştir. Fakat 1960 ve 1970’lerde partilerin siyasi popülaritesi, baskıcı yönetimlerin ortaya çıkması ile azaldı. Partilerin toplumsal ayrışmaya neden olduğunu ve ihtilafı arttırarak etnik ve sosyal problemleri çözmekte kabiliyetsiz olduğu yönünde eleştirilere maruz kaldı. Siyasi parti kültürü, 1990’larda olan demokratikleşme hamlesi ve Asya’da, Afrika’da ve Latin Amerika’da askeri yönetimlerin gerilemesi ile tekrar yükselişe geçmiştir.

Siyasi partilerin baştan beri olmadığını daha öncede söylemiştik ve tersini ima etmek dahi aptallık olacaktır. Siyasi partiler, 19 Yüzyıl’da temsil hükümetinin ortaya çıkması ve oy kullanma hakkının genişlemesi ile ortaya çıkmıştır. O zamanlarda hizipler ya da partiler denilen şeyler bir kilit konumda yer alan lider veya ailelerin etrafında kümelenmiş politikacılardan oluşuyordu. Mesela saray partileri saray içerisinde ki danışmanların oluşturduğu bir oligarşik yapıydı ve bir organizason yapısından çok uzakta kalmaktaydı.

Modern anlamda partiler ilk Amerika’da ortaya çıkmışlardır. Amerika’nın kurucu babaları –ne kadar parti denen kavramdan haz etmeseler de- Federal parti isminde (şimdilerde Cumhuriyetçi parti) ilk başkanlık seçimlerine taban parti olarak katıldılar. Birçok parti, aslında parti olmadan önce bir yasama hizbiydi fakat zamanla daha geniş seçim kitlesine ulaşarak farklı bölgelerde şubeler açma, yerel temsilciler belirleme gibi faaliyetlerle parlamento dışına taştılar. Bunun dışında sosyalist partiler etnik, sınıfsal veya dini grupların içerisinde kendilerine yer bularak mekanizmalarını devlet dışında kurarlar. Bundan sonra bu partiler resmi seçim kazanma ve devlet politikalarını etkileme yöntemleri geliştirerek tamamen olgunlaşmış partiler haline gelmişlerdir. Neticede 20.Yüzyıl’da parti çeşitliliği bir hayli artmıştır.

Parti Biçimleri

Parti biçimleri en önemli sınıflandırmalar şu şekildedir;

-Çekirdek ve kitle parti

-Temsilci ve birleştirici parti

-Sağ ve sol parti

-Anayasal ve devrimci parti

En yaygın çeşit aslında çekirdek ve kitle partileri ayrımıdır. Çekirdek parti temelde bir kitleleşmeye ihtiyaç duymayan ve elit liderler tarafından kurulmuş parti türüdür. Bu partilerin ortaya çıkma şekli genelde eski zamanlarda oy kullanma hakkının geniş olmadığı parti içindeki hiziplerin çabaları ile olmuştur. Bu tanım aslında günümüz için çok da sağlıklı bir tanım değildir. Günümüzde parti disiplini yüksek ve partiye girmenin belli bir şartlar dizisinden geçtiği partiler çekirdek partilerdir. Bunların en iyi örnekleri komünist partilerdir. Bu partilerin en belirgin özelliği kitlelere öncülük edebilecek yeteneklere sahip olmaları ve neredeyse yarı bir ordu disiplini ile yönetilmeleridir. Katılım şartlarının ağır olmasına rağmen politik kariyer yapma ve rahata ulaşma motivasyonları parti üye listesinin uzamasına neden olmuştur.

Diğer taraftan kitle partisi, üyelerinin sayısını arttırmaya ve geniş bir seçmen kitlesi oluşturmaya çalışmaktadır. Bu tip partilerin ilk örneklerinden biri Almanya’da Sosyal Demokrat Partisi ve Büyük Britanya İşçi partisidir. Bu partilerin genel özelliği bünyelerine üye alırken çok az bir şart sunmaları ve buna ideolojik manifestodan daha fazla önem vermeleridir hatta ufak fikir ayrılıklarına dahi hoş görü ile bakmaktadırlar.

Çoğu partiler aslında bu herkesi yakala partileri kategorilerine girmektedirler. Bu partiler herkese hitabet etme açısında ideolojik fikirlerini alabildiğince genişletmeyi tercih etmişlerdir. Bu parti tipinin en bariz iki örneği aslında Amerika’da ki Cumhuriyetçiler ve Demokratlarıdır. Sadece bir sosyal sınıfın sırtına dayanmaktansa daha geniş kesimleri kapsayıcılığı ile ön plana çıkmaları.

İkinci parti ayrımı birleştirici ve temsili partiler ayrımıdır. Bu teorini sahibi Singmund Neumann’a göre temsilci partiler öncelikle halkın görüşlerini yansıtmak isteyen partilerdir. Hepsini yakala partileridir ve pragmatizme değer verirler kitle hareketlerinden çok piyasa hareketlerine odaklanmışlardır. Bireyleri rasyonel tercih modeline göre muamele yaparak seçim başarısını en üst seviyede tutan rekabetçi partilerdir.

Diğer tarafta birleştirici partiler, yığınların isteklerine cevap vermektense onları eğitmek ve yönlendirmek amacındadır. Bir çekirdek parti tipik bir birleştirici partidir fakat halk kitlelerini harekete geçirme ihtimaller vardır. Mesela sosyalist partiler iktidara gelme hayalleri boyunca adil dağıtım, toplumun çıkarı ve sosyal refah gibi konulara kendilerini inandırmışlardır. Bunun en ironik örneği İngiltere’de Thatcher’ın ‘’inanç politikalarına’’ sarılmasıdır.

Üçüncü tip de anayasal partiler ve devrimci partileri birbirinden ayırmaktadır. Anayasal partiler seçimlerde bir siyasi çoğunluk elde etme çabasıyla iktidarı hedefleyen partilerdir. Bu partiler diğer partilerinde mevcut haklarını kabul ederler ve kendilerinin de bir sınırlı alanda faaliyet gösterebileceğinin bilincindedirler. En önemlisi de bu partiler seçimlerde rekabet kültürünü benimsemişlerdir. Bir demokraside ana akım parti aynen böyle bir partidir.

Devrimci partiler mevcut anayasayı ve düzeni kabul etmeyen ve bunu değiştirmek için genelde meşru olmayan yöntemlerle halkın desteğini sağlama çabasına giren partilerdir. Bu partilerin bazı durumlarda, aşırı sağ veya sol olması ve anti-demokratik bir sistem içerisinde çalıştığı sebebi ile yasaklandığı gözlenebilir. Mamafih, bu partiler iktidara geldikleri taktirde baskıcı ve muhalefetlere tahammülü olmayan partilere dönüşme ihtimalleri vardır. Bunun en güzel örneği Çin Komünist Partisidir.

Partilerin son ayrımı ise ideolojik olarak sağ-kanat ve sol-kanat olarak ayrılmasıdır. Solun bir parçası olan partiler komünisti sosyalist ve ilerlemeci patiler, sosyal refah ve komple bir ekonomik değişim hamleleri ile karakterize edilir.  Bu grubun temsilcileri genelde aç ve yoksul kalan, ezilmiş tolumlardır. Sağ görüş ise faşist ve muhafazakârların ileri sürdüğü var olan düzenin korunması gerektiği felsefesinden ortaya çıkmıştır. Bu akımın savunucuları da genelde sosyo-ekonomik durumları iyi olan orta ve üst sınıflardır. Tabi bu ayrım çok genel geçer bir ayrımdır. Bu rekabet sistemi içerisinde çokça aşınan bir ayrımdır.

Kaynak: Andrew Heywood – Siyaset – Adres Yayınları 2013

Parti Sistemleri” üzerine 3 yorum

    • Bu yazıyı sanırım iki yıl kadar önce Andrew Heywood’un kitabından siyaset bilimi öğrencilerine özetlemiştim daha yaratıcı yazılarımız blogun politikasının değiştiği yani 2017 yılından sonrasındadır. Yorumunuz için teşekkürler şimdi bir kaynakça eklenecek. Mutlu günler dilerim.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s