Özgürlüğün Felsefesi: Yağma Kavramı

Koltuğunuzda oturup derbiyi izlerken bir grup Viking’in geldiğini ve Plazma TV’nizi aldığını hayal edin. Ne yapardınız? Devletin görevi mülkiyet haklarınızı korumak olduğundan, muhtemelen polisi arardınız. Şansınız yaver giderse, TV’nizi geri alır, Vikingleri adalete teslim eder, normal hayatınıza (?) geri dönerdiniz. Ta ki, üç ya sonra Vikinglerin hapisten kaçtığını öğrenen kadar. Bir sorun var. Vikingler hala TV istiyor. Bu sefer tek fark TV’yi almak için bir mafya tutmuşlar. Arada pek fark var mı? Hayır! TV’niz yerinde değil ve bunun sorumlusu Vikingler. Onu fiziksel olarak kendileri çalmasalar bile. Şansınız yaver giderse TV’nizi geri alır, mafyayı ve Vikingleri adalete teslim eder ve hayatınız normale (bunlar yaşandıktan sonra dönmesi zor olsa da) dönecektir. Peki ya mafya sizden çaldığı Plazma TV’yi sizden daha az şanslı bir aileye vermeyi tercih ederse ne olacak? Bu hayırseverlik malınızın çalınmasını katlanabilir kıldı mı? Kesinlikle hayır! Ne zaman birisi sizin mülkünüzü çalarsa, mafyalı ya da mafyasız, bu haklarınıza karşı bir saldırıdır. Peki, bu Vikinglerin ve mafyanın Frederic Bastiat ile ne alakası var? Aslında çok yok ama Bastiat bir zamanlar demiştir ki: ‘’Devlet, herkesin başkaları pahasına yaşama yollarını aradığı büyük bir masaldır.’’ Bastiat gözlemlemiştir ki, mafya tutmak yerine günümüz Vikingleri, mecliste lobi faaliyetlerine girişerek, istediklerini elde etme eğilimdedir. Siz ve biz tarafında yapıldığında illegal olan şeyler, bir anda legal hale gelmektedir. Peki bu nasıl oluyor? YASAMA MÜCİZESİYLE! Bu sayede, bireyler veya gruplar, başkalarının yaşam, özgürlük ve mülkiyetine el koyabilme yetkisine erişebilmektedirler hem de devletin koruması ve yardımı altında. Bastiat’ın deyimiyle: ‘’Yasal yağmacılık’’. Peki, yasal yağmacılık nasıl görünür? Bazen yasal yağmacılığı görmek kolaydır. Banka ve şirketler milyarlarca dolar devlet yardımı aldığında, bu yasal yağmacılıktır. Sigorta yapmanızı zorunlu hale getiren bir yasa çıktığında, bu yasal yağmacılıktır. Başka zamanlar, yasal yağmayı fark etmek zordur. Hatta çoğu zaman topluma yardım ediyor gibi görünebilirler. Devlet tarım teşvikleri gibi, sosyal güvenlik kurumu gibi. Varlık birisinden başkasına aktarıldığında, bu her zaman hayır işi değildir. Bu sadece yasal yağmacılığın başka bir çeşididir. Yasal yağma sadece para için geçerli değildir. Devlet zoruyla birisinin yaşam ve özgülüklerini çalma da yasal yağmanın başka bir çeşididir. Mesela çocuğunuz devlet okuluna gitmek zorunda bırakıldığı zaman ya da yabancı savaşlarda savaştırıldığı zaman ya da Survivor’da zorla yarıştırıldığı zaman ( Tamam bu sonuncusunu biz uydurduk, ama siz mesajı aldınızJ). Bastiat şu sonuca varmıştır: ‘’Yağma, bir grup insan için yaşam tarzı haline gelmeye başladığı vakit, zaman akışı içinde insanlar kendilerine, buna izin veren bir hukuk sistemi ve bunu meşru kılan bir ahlak sistemi oluşturdular.’’ Bir başka deyişle yasal yağmacılık, doğal hukuk kurallarının korumayı öngördüğü haklarımızı çiğnemek için organize suçlar yürütmek amacıyla, vatandaşları birbiriyle yarışan Viking gruplarına, devleti de güçlü bir mafyaya dönüştürür. Bu kısır döngü içerisinde, biz komşumuzu yağmalamadan önce devletin bizi yağmalaması an meselesidir. Bir dahaki sefere, devletin yardım sever elini iş başında gördüğünüz zaman kendinize bir sorun: Acaba bunu mümkün kılabilmek için kim yağmalandı? Cevabın siz olduğunu anladığınızda ise hiç şaşırmayın.

Orijinali The Foundation for a Free Society’e aittir. http://f4fs.org/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s