Hatırlatmak isterim ki…

16 Kasım 2016’da Yale üniversitesinde Yahudi soykırımı çalışmalarını yürüten Timothy Snyder, kendi kişisel Facebook hesabında, 20 maddelik bir faşizmin hedeflerine nasıl ket vurulabileceğine dair tavsiye yazısı paylaştı. Bu yazı Prof. Zeynep Direk’in çevirisiyle birçok İnternet sitesinde yer almış ve birçok köşe yazarının da dikkatini çekmişti. Ben de bu yazının direk Timothy Snyder tarafından paylaşılan yalın halini kendi yorumlarımı ekleyerek tekrar hatırlatmak istedim. İyi okumalar.

1.ÖĞÜT:İtaat etmeyin. Otoriterliğin gücünün büyük bir kısmı bizim ona kazandırdığımız bir güçtür. Bu tür zamanlarda bireyler daha baskıcı bir hükümetin ne isteyeceğini önceden düşünürler ve sonra da o daha istenmeden buna uygun davranmaya başlarlar. Bunu zaten yaptınız, değil mi? Artık yapmayın. Öngörülü itaatkârlık, otoriteye neyin mümkün olduğunu öğretir ve özgürlükler yitimine ivme kazandırır. (Bence bu durum otoriteden korkmamız ile alakalı bir durum. Bu korku bizi hayatta kalma ve zarar görmeme içgüdümüzle şekillendirerek sessiz kalmamıza ve ucu bize tam manasıyla dokunmayana kadar içimize sinerek, durumu kabullenmemize neden oluyor. Bu kabulleniş faşizmin ve bizatihi de diktatör rejimlerin oyun alanını genişletiyor.)

2.ÖĞÜT: Bir kurumu savunun. Davaları ya da medyayı, ya da bir davayı ya da bir gazeteyi takip edin. Onlar adına hareket edip onlara sahip çıkmıyorsanız, “bizim kurumlarımız” diye konuşmayın. Kurumlar kendi kendilerini koruyamazlar. Her biri en başından itibaren savunulmazsa, domino taşları gibi devrilirler. (Bir kuruma olan saldırıya kim olduğuna bakmaksızın sadece demokratik olmadığı gerekçesiyle karşı çıkılmazsa, o  kurumlardan sonra sıra sizin görüşlerinizi temsil eden kurumlara mutlaka gelecektir. Çünkü mutlak gücü elde etmiş faşizm kendinden olmayanları yok etmek konusunda bir ayrımcılık ya da kayırma politikası gütmeyecektir.)

3.ÖĞÜT: Mesleki ahlâkı yeniden tesis edin. Devlet liderleri olumsuz örnekler oluşturduğunda -meslek ahlâkıyla- profesyonel taahhütleri uygulamak her zamankinden daha önemli olur. Avukatlar olmaksızın hukukun üstünlüğünü kırmak, yargıçlar olmaksızın göstermelik duruşmalar yapmak çok zordur. (Bence en önemli tavsiyelerinden biri de budur. Eğer bir politikacı, bir gazeteci veyahut bir hakim, iş ahlakına sadık ve adil bir görünüm sergiler, baskılardan, işini kaybetmekten korkmazsa hiç bir rejimin diktatörlüğü getirmesi kolay olmayacaktır. Bu gibi zamanlar insanların demokratlığının sınırlarının sorgulandığı zamanlardır. Desteklemediğiniz bir etnistenin, grubun ya da dinin maruz kaldığı adaletsizliğine göz yumarsanız, demokratlığınızı sorgulamanız gerekmektedir çünkü bu tavrınız demokrasiyi yıkmayı hedefleyen rejimin ekmeğine yağ sürmektedir.)

4.ÖĞÜT: Politikacıları dinlerken kullandıkları kelimelerin ayırdına varın. “Terörizm” ya da “aşırılık” gibi kelimelerin bol keseden kullanımına dikkat edin. “İstisna” ve “olağanüstü hal” kelimelerinin vahim birer kavram olduğunun bilincine varın. Vatansever sözcük dağarcığının aldatıcı kullanımına karşı öfkelenin. (Dil düşünce biçimimizi değiştirmesi açısından oldukça önemli bir konumdadır. Bir diktatörün kendisinin ya da danışmanlarının ürettiği kavram, neredeyse her zaman yalnızca bir kavram değildir. Bu kavramı ilerleyen zamanlarda bir silah gibi kullanılabilir ya da insanların akıllarında ki ilk anlamı silinebilir. Bir guruba atfedilen bir sıfat, başka bir zaman başka bir muhalif duruş sergileyen grubu baltalamak için kullanılabilir. Bu yüzden bir diktatörün kime terörist, kime vatan haini dediğini iyice analiz ederek değerlendirmek gerekir. Unutulmaması gereken şey; hangi faaliyetlerin terörist faaliyetler olduğunun, kimlerin gerçek terörist olduğunun iyi bilinmesidir. Bu ayrım iyice belirlenmezse, bir yazı yazmak, bir mitinge katılmak ya da bir tweet atmak suç sayılabilir.)

5.ÖĞÜT: Akla hayale gelmeyen yaşandığında sakin olun. Bir terör saldırısı olduğunda, tüm zamanlardaki tüm otoritelerin güçlerini konsolide etmek (pekiştirmek) için bu tür olayları beklediğini ya da planladığını hatırlayın. Reichstag yangınını düşünün. Güç dengesinin, muhalefet partilerinin ve başka birçok şeyin sonunu getiren bu ani felaket, Hitlercilerin kitabındaki en eski numaradır. Bu hataya düşmeyin. (Ne denebilir ki…)

6.ÖĞÜT: Dilinize karşı özenli olun. Herkesin söylediği ifadeleri telaffuz etmekten kaçının. Kendi konuşma üslubunuzu yaratın, sırf herkesin söylediğini düşündüğünüz bir şeyi nakletmek için bile olsa. (Yatmadan önce internete girmeyin. Cihazlarınızı yatak odasının dışında şarj edin ve okuyun.) Ne okunmalı? Belki Václav Havel’in “Güçsüzlerin Gücü”nü, George Orwell’in “1984”ünü, Czesław Milosz’un “Tutsak Edilmiş Akıl”ını, Albert Camus’nün “Başkaldıran İnsan”ını, Hannah Arendt’in “Totalitarizmin Kaynakları”nı ya da Peter Pomerantsev’in “Hiçbir Şey Doğru Değil ve Herşey Mümkün”ünü. (Kavramlar düşünce biçiminizi etkiler eğer siz iktidarın kavramlarıyla düşünmeye başlarsanız onların oyun sahasında dışarıya çıkamazsınız. Kendi kavramlarınızı oluşturun. Bir iktidar birilerine ”yağmacı” derse siz onlara eylemci demekten çekinmeyin. Sosyal medyada bunun esprisini bile yapmak o kavramın içselleştirilmesine zemin hazırlayacaktır. Kendi alternatif kavramlarınızı sosyal medyada kullanın ve iktidarları anlamak için bol bol kitap okuyun.  Yazarın da dediği gibi distopyalara hakim olmak bir nevi faşist politikaların zihni pratiğini yapmamıza yardımcı olmasından dolayı önemlidir.)

7.ÖĞÜT: Ayağa kalkın. Biri bunu yapmak zorunda. Farklı bir şey yapmak ya da söylemek tuhaf olabilir. Ancak bu huzursuzluk olmaksızın, özgürlük yoktur. Ve bir örnek oluşturduğunuzda statükonun laneti kırılır, başkaları sizi takip edecektir. (İtiraz etmekten korkmamak lazım. İtiraz etmek bir suç değildir. Evet, sizi hapse attırabilir ama emin olun her hapis yatan suçlu değildir. Hapse girip fikirlerinizle yargılanıyor olmaktan korkmayın çünkü her diktatörlüğün sonunda hapiste olanlar, kahraman ilan edilmiştir. Ayrıca orada da kendiniz gibi fikir beyan etmekten yargılanan insanlarla beraber olmak, dışarıda faşist bir baskıda olmaktan daha iyidir.)

8.ÖĞÜT: Gerçeğe inanın. Gerçeklerden vazgeçmek özgürlükten vazgeçmektir. Şayet hiçbir şey doğru değilse, kimse gücü eleştiremez zira üzerine kurulacak bir temel yoktur. Eğer hiçbir şey doğru değilse, her şey bir müsameredir. En kör edici ışıkların parasını en büyük cüzdan öder. (Neyin gerçek olduğu konusunda titiz davranmak önemli. Bir bilginin kaynağını kontrol edin gerekirse bunun için bir grup kurun ve kaynakların doğruluğunu insanlara anlatın. Ne kadar farklı noktadan bilgi toplarsanız o kadar iyidir. Safsatalara özellikle dikkat edin bunlar doğru gibi duran ama çeşitli yöntemlerle yanlış bilgiyi aktaran önermelerdir.)

9.ÖĞÜT: İnceleyin. Olayları kendi başınıza çözün. Uzun makalelere daha fazla zaman harcayın. Basılı medyayı takip ederek araştırmacı gazeteciliği destekleyin. Ekranınızda gördüğünüz bazı şeylerin size zarar vermek için orada olduğunun farkına varın. (Algıya yönelik çalışan haberleri ayır edin ve o haber kaynaklarını mimleyin.)

10.ÖĞÜT: ‘Beden siyaseti’ ile uğraşın. Güç, bedeninizin sandalyenizde yumuşamasını ve duygularınızın ekranda harcanmasını ister. Dışarı çıkın. Bedeninizi aşina olmadığınız yer ve insanlarla buluşturun. Yeni arkadaşlar edinin ve onlarla birlikte yürüyün. (Politikaokulu.com’un buluşmalarına gelin mesela :) )

11.ÖĞÜT: Göz teması kurun ve çene çalın. Sırf nazik olmak için değil. Bu çevrenizdekilerle iletişime geçip gereksiz sosyal engelleri kaldırmanız, kime güvenip güvenmemeniz gerektiğini anlamanız için bir yoldur. İhbar kültürü başladığında, gündelik yaşamınızın psikolojik görünümünü bilmek istersiniz.

12.ÖĞÜT: Dünyanın görünüşü hakkında sorumluluk alın. Gamalı haçların ve diğer nefret sembollerinin farkına varın. Kafanızı çevirmeyin ya da onlara alışmayın. Onları silin ve başkalarına da silmeleri için örnek olun. (Eğer alışırsanız sona geldik demektir. Bu sembollere itiraz edecek gücü kendinizde bulmanız çok önemlidir.)

13.ÖĞÜT: Tek parti sistemini engelleyin. Devleti ele geçiren partiler bir zamanlar başka bir durumdaydı. Tarihi bir anı, rakipleri için siyasi yaşamı imkânsız hale getirmek için sömürdüler. Hâlâ yapabiliyorken, yerel ve genel seçimlerde oy verin. (Eğer artık tek parti sisteminin içindeyseniz bunu değiştirmek için sorumluluk alın.)

14.ÖĞÜT: Şayet imkânınız varsa, hayır işleri için düzenli olarak bağış yapın. Bir hayır kuruluşu seçin ve bağış için otomatik ödeme talimatı verin. Bu sayede, iyi şeyler yapan insanlara yardım eden sivil toplumu destekleyerek özgür bir seçim yaptığınızı bilirsiniz. (Siz gene de nereye bağış yaptığınız iyice bir araştırın.)

15.ÖĞÜT: Özel hayatınızı tesis edin. Kötü yöneticiler sizin hakkınızda bildiklerini sizin üzerinize gitmek için kullanacaklardır. Kötü amaçlı yazılımlarınızı iptal edin. E-postanın ulu orta yazma olduğunu hatırlayın. İnternetin alternatif formlarını kullanmayı düşünün ya da basitçe interneti daha az kullanın. Kişisel söyleşileri yüz yüze yapın. Yine aynı sebeplerle, tüm yasal meselelerinizi çözümleyin. Otoriterlik şantaj devleti olarak çalışır, sizi asacak bir kanca arar. Çok fazla kanca yaratmamaya çalışın. (İnternete güvenmeyin. Akıllı telefonlarınızı günlük hayatta olabildiğince dar bir alana hapsetmek kişisel verilerinizin korunmasına yardımcı olacaktır. Sosyal medya hesaplarınızın neleri yapabildiğine, hangi verilerinize ulaşabildiğine dikkat edin ve ayarlarınızı gözden geçirin.)

16.ÖĞÜT: Başka ülkelerdeki diğer insanlardan öğrenin. Yurt dışındaki arkadaşlarınızı koruyun ya da yeni arkadaşlar edinin. Bugünkü mevcut sorunlar genel bir trendin unsurlarıdır ve hiçbir ülke tek başına bir çözüm bulamayacak. Sizin ve ailenizin pasaportu olduğundan emin olun.

17.ÖĞÜT: Paramiliterlere karşı dikkatli olun. Sisteme karşı olduğu iddia edilen silahlı adamlar üniforma giyip, bir liderin resmini taşıyıp, meşalelerle yürüyüş yapmaya başladığında, son yakındır. Lider yanlısı paramiliterler, kolluk kuvvetleri ve ordu birbirine karıştığında, oyun sona ermiştir. (Bu son gerçekleşmeden farkına varmak gerek.)

18.ÖĞÜT: Eğer silah taşımanız gerekiyorsa, reflektif olun. Kamu hizmeti için bir silah taşıyorsanız, Tanrı sizi kutsasın ve korusun. Hayır demeye hazır olun.

19.ÖĞÜT: Olabileceğiniz kadar cesur olun. Şayet hiçbirimiz özgürlük için ölmezsek, hepimiz esaret içinde öleceğiz demektir. (Korkmayın! Korkmak sonunuzu daha iyi yapmayacak.)

20.ÖĞÜT:  Bir vatansever olun. Başa geçecek olan başkan bir vatansever değil. Amerika’nın ne olduğu ile ilgili gelecek kuşaklara bir örnek oluşturun. Buna ihtiyaçları olacak. (Aynı şey Türkiye için misliyle geçerli. Gerçek bir vatansever olun ve motivasyonunuzu vatanınızın bekasından alın. Diktatörlük vatanınızı iyi hale getirmeyecektir. Vatanınızı tek adamın ellerine teslim etmeyin ve diktatörün kim olduğunu bilin. Günümüzde genellikle diktatör: Rüşvet, yolsuzluk ya da yasa dışı ticaretten ettiği zenginliği olan, takipçilerini çeşitli propaganda yöntemleriyle kandırarak kendi emelleri için kanalize eden, emir verici konumda ki totaliter rejimin kurucusu veya devam ettiricisi kişidir. Bu öğütleri ciddiye alın ve vatanınız için elinizden geleni yapın. )

Dipnotlar:

1-İtalik ve gri fonda yazılmamış olan kısımlar http://www.kulturservisi.com adlı sitede 12 Aralık 2016’da yayınlanan çeviriden alınmıştır. Orijinal hali: http://www.kulturservisi.com/p/orijinal-metin-fasizm-altinda-yasayanlara-20-ders/

2-Yazının orijinal: https://www.facebook.com/timothy.david.snyder/posts/1206636702716110