Güney’de yargılanıyorum! Kuzey’de işler nasıl?

Kuzey'de ve Güney'de yargılanmalar.

Solda Kuzey’den bir yargılama, sağda Güney’den bir yargılama; Ama yargılama!

Merhabalar ben bir X bölgesiyim. Bizim buralarda Kuzeyliler1 ve Güneyliler2 var, fakat bizler aynı kökten gelen bir kültürüz. Öyle bir bölgeyiz ki sakın sorma! İçi seni, dışı beni yakar. (Ablalarım – Ağabeylerim)

“çık çık çık!” Tarih: 10 Mart 2017 “çık çık çık!” Yer: Seul Merkez (içinden). Böyle bir daktilo sesiyle giriş yapan bir film introsu tadında yazıya başlamak heyecanlı olurdu herhalde. (Bence evet) Evet! Bugün o efsane Güney Kore’nin kalkınma politikalarını başlatan komutan(General Park)’ın kızı, Bayan Jr. Park3’ın Cumhuriyet Kore’lerinin güneyinde olanınkinde Cumhurbaşkanlığı görevinden alınması tarihidir.

Orda bir Kore var, uzakta
O köy bizim Kore’miz.
Gezmesek de, tozmasak da
O Kore bizim köyümüzdür.4

Tabi ki de Kore’nin bir Kutsi Tecel’i yok fakat oldu var sayalım. Güney Kore ilk bağımsızlık hareketleriyle Japon Sömürgesinden çıktıktan sonra ilk Hükümeti kuran ve Cumhurbaşkanı Seçilen Syngman Rhee 12 yıl cumhurbaşkanlığı yaptığı ülkesini dolandırdı. Öğrenciler tarafından yapılan 19 Nisan ihtilali sonrası Rhee, CİA işbirliği ile Hawaii tatiline çıktı. Tabi ki de 20 milyon Dolar ile birlikte.

Güney Kore’nin yönetimine bakın, şu rüşvet olayı her zaman görmekte olursunuz, (her ülke gibi) Güney Kore bu konuda mayayı bi’ türlü tutturamadı. Bu yönetim öncelerinde 2003-2008 arası Güney Kore Cumhurbaşkanlığı yapmış Roh Moo-Hyun’dan tutun bir çoğu her zaman rüşvet davalarında çözümlenerek açığa çıkarılmıştır.

İnsanın kazandığı paradan değil,

Paranın kazandığı insandan kork!5

Peki ya bu rüşvetler nasıl oluyor sizce. Lobicilikle ile. Peki bu lobicilikler nasıl oluştu? “tık tık tık!” Tarih: 16 Mayıs 1961           “tık tık tık!” Yer: Seul Merkez (içinden). Bu sefer telgraf çekercesine bir giriş ile yapalım. General Park Cuntası bu tarihte ihtilali gerçekleştirdi. Ulusal Yeniden Yapılanma Yüksek Konseyi’ni kurarak, Kore savaşıyla dümdüz edilen Kore’nin ve sonrası Japon Koloni adası halinde devam etmeye çalışan aksak hükümete -Bi’ çekilir misin kardeşim birde bu koridorlar postalları tanısın- gibisindendi. Bildiğiniz üzere bu konseyin Revizyonist yapısıyla birlikte dünyaya örnek olacak kalkınma politikası geliştireceği ama ileride bunun birkaç filizide Güney Kore’nin Bürokratik yapısını krizlere sokacağı hiç planlanmamıştı.

Güney Kore’nin kalkınma iktisadi oluşumların bu kadar tıkırığında gitmesinin altında, Kore’nin buldozer ile dümdüz edilmesinde yatmasın. Kore savaşında ülkedeki tüm yapıların yıkılması, sonrasında kurulan yönetimin “Devletin göreli özerkliği” adı altına oluşmasında yatmaktadır. O dönemde piyasa diye adlandırdığımız oluşumun oluşmaması boşluğu, büyük toprak sahiplerinin Kore savaşıyla savrulması, Japon sömürüsünden kalan sanayi burjuvazisini ithal ikamede suiistimal yapmak ve kanunsuz servet biriktirmek nedeniyle “biz vatan hainiyiz!” pankartlarıyla gezdirilmesi, Nüfusun büyük çoğunluğu yerel ve fakirleştirilmiş hale gelmesi, Cunta yönetimini Hükümeti kurmasıyla birlikte bölgedeki piyasanın ve yönetimsel güçlerin hepsi savrulmasından ötürü, Burada devlet inanılmaz bir özerklik kazanmıştır. Ağır sanayiden tutun, bunun kurulacağı toprak bölüşülmesi oradan tutun ki oluşturulan işçi sınıfı tasarımı, şuradan tutun ki karar alma mekanizmasındaki istikrardır. İkinci açıdan ki diğer gelişmekte olan ülkelere nazaran bir Cunda’nın yiyici olmaktan çıkıp ülkeyi sağlam bir temellere oturtmasıdır, boyu 1.58 olsa da yapmış yani.

Bu kalkınma planları dâhilinde oluşturulan Sanayi burjuvazisi sert bir şekilde tekrardan oluşturulup devlet kontrolü altında “Kalkınma planında yazılan üretim ve ihracat miktarlarını yerine getirmek.” gibi zorunluluklar gözetilmiştir. İşçi sınıfının gelişiminde oluşturulan sendikaların ve faaliyetlerin sıkı kontrolü ile şiddetli çalışma programına dahil edilen işçilerin kontrolü sağlanmaya çalışılmıştır.

Kurulan yerli sanayi burjuvazisi korunarak ve sıkıyönetimle idame ettirerek ilerletilmiş fakat 1980’li yıllarda ülke içerisinde özelleştirmelerin başlamasıyla bu ağır sanayi şirketleri -temelinde aile şirketi olarak yapılanmasıyla- devletin kontrolünden ve idamesinden özgürleşerek piyasanın seyrini değiştirecek bir yapıya bürünmesiyle birlikte… Kore’de dengelerin ters dönmesine sebebiyet vermiştir. Kuvvetlenen Sanayi burjuvaları ülke yönetiminde karar alma aşamalarına müdahilliği görülmektedir. Bu aile burjuvaları ve buralarda çalışan yöneticilerin sonrasında Güney Kore bürokrasisinde yer almaları görülmektedir.

Temelinde bu aile burjuvazileri öyle bir gelişim sağlamıştır ki, onları yetiştiren ve büyüten babasını bile kontrol altına almıştır.

Devletin ve Piyasanın aralarındaki bağlar artık kesilmiş, sonrasında bu güç grupları bazen birbirlerini özlercesine yakınlaştığı/uzaklaştıkları sık sık görülmüştür. Böyle güzel güzel anlattık, şimdi ise nerelere geldik.

Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye, yargı kararıyla görevden alındı. Geun-hye, böylece yargı tarafından görevden alınan ilk Güney Kore lideri oldu. Skandalın basına sızmasıyla birlikte başlayan eylem hareketleri 1980’den beri yapılan en büyük Protesto hareketliliği oldu. Skandalların temelinde Devlet Başkanı Park ve yakın arkadaşı Choi yatıyordu. Choi Başkan Park ile yakın ilişkisini kullanarak bazı şirketleri kendi kontrolündeki STK’lara milyonlarca dolar bağış yapmaya zorlamakla suçlanıyor. Park ise Choi’nin kabul edilemez miktarda resmi belgeye erişmesini sağlamakla suçlanıyor. Parlamento Aralık ayında yaptığı oylama ile Park’ın görevden alınması kararı almıştı.

Geriye kalan sözü şuydu: Kendisine ‘Bakire Kraliçe’ lakaplı İngiltere kraliçesi 1. Elizabeth’i örnek alan, hiç evlenmeyen, çocuğu da olmayan Park “Ben Kore Cumhuriyeti ile evliyim. Çocuğum yok. Güney Koreliler benim ailem” İfadesi çok trajikomik olmuştur ki özel hayatındaki ilişkileri onu bu yollara sürüklemiştir. (Söz de ne popülist bi’ söz beh!)

Demek ki neymiş. Babasına bak kızını al olmuyormuş…

Diğer taraftan ise hapiste olan Bayan Jr. park dışarıya bakarak, Kuzey Cumhuriyetindeki eşdeğer olaylardan suçlanan bürokratlar ve yönetici konumundakiler ile empati kuruyor olsa sanırım şükür dualarıyla vakit geçiriyor olurdu. Dimi? Füzeler, kazığa oturtmalar, ne bileyim Uçak savar mermileri filan. Misal, Aralık 2013 Kuzey Kore’sinde idam kararı verilen Jung Song- Thaek gibisinden…

Kuzey’de işler biraz daha soğuk. Herhalde kuzeyde olduğundan mıdır-nedir? Yok, tabi ki de geceleri elektrikler söner, insanlar televizyonda 1 kanal-radyoda 2 kanalı izler/dinler, her yerlere bisikletlerle giderler, yıl zaten iki haneli, dünya tarla-ev arası. İnsan bazen kendine soruyor “tek tip kültürden bu kadar zıt kutuplaşma oluşabilir mi?”

Son zamanların Amerika’sı: Turpçu, pardon Trump politikaları sağ popülist bir eylem almışken, kükreyen aslan misali Kuzey Kore nükleer tehdidi bağlamında söylemler geliştirmesi. Kuzey Panda’sının ise karşı çıkışlarıyla girilen krizden gövde gösterileriyle dönülmesi.

Yeni yapılan seçimle, Bayan Jr. Park’ın 2012 yılından beri rakibi olan moon jae-in ‘ın seçilmesiyle Güneyli Kore’ye taze kanın gelindiğini görebilir miyiz?

Neler değişti:

  • “Finansal tablolar” ya da güçlü aile tarafından yönetilen konglomeraların siyasetteki nüfuzu sınırlamaya ve kırmaya söz verdi.

  • Liberal görüşlü bir başkan gelmiştir.

  • Kendisi Katolik Hristiyan olmasıyla birlikte Bayan Jr. Park’ın Ateist/Budist olmasıyla bilindiğinden mütevellit ülke içindeki dini oluşumlarda değişiklikler beklenir mi? Ki acaba.

  • 70’lerde Güney Kore Özel Kuvvetleri’nde görev yapması içinde bir General Park çıkartımı dersiniz.

  • Kuzey Kore ile barış üzerine politikalar geliştireceğini bildirmesiyle Güney Kore’nin politik yüzü yine Moon’un anne tarafından memleketi olan Kuzey akrabasına dönmüş gibi. (Bu arada turp pardon Trump ile seviyeleri mesafelimi tutar dersiniz yoksa tampon görevi mi görür)

“Orda bir Kore var, uzakta / O köy bizim Kore’miz.” i birlikte söyleyecek bir kardeşi olduğunu mu hatırladı. Yoksa bizim gibi “Bitsin artık bu hasret” gibi söylemlere girmeyiversin, yeni Başkanımız Jae-in.

Japonya’nın buradaki görüşü, bir bütün olarak Kore’nin varlığı. Fakat burada söylemek isterim ki, burada net olarak Japonya’nın dünya piyasasında rekabeti olan Güney Kore’yi piyasalardan ekarte etmek gibi seziyorum. Kardeşlerinin ortak bir işlere girmesi köreyi tamamen 50 krizine tekrar sokması zaten ki görülmesi için bir gözlük takmamıza gerek kalmayan bir haldir. Bu fikir Güneyli Reis-i Cumhur’a biraz tuzlu gelir ki, Jae-in’in Güney Kore tarihine ismini kazıması, seçildiği tarihten itibaren ürettiği politikalar temel gösterge olarak alınabilmesidir.

Ama şunları söyleyebiliriz ki, Jae-in ‘in Yolsuzluk konusundaki istikrarı, Kardeş Kore ile barışçıl politika garantisi ve gelenekten uzak liberal bir kimliği ile istikrarlı bir politika izlemesi Kuzey Kore açısından Demokrasinin ikinci aşamasıyla birlikte nice başarılara imza atacağı görülmesi bizleri şaşırtmaz doğrusu.

Ama en çok şaşırtan şu olurdu ki, diğer eski liderler gibi Kore Yolsuzluk Geleneğinin zincirini kırarak artık ülkede bu paraların geçmeyeceğini; hem kendi öz yapısına ve bürokrasiye öğretmesi olacaktır…

İncelediğiniz ve okuduğunuz için teşekkürler.

Saygı ve sevgilerimle, esenlikle kalın efendim.

 


Detaylar:

1. Kuzey Kore
2. Güney Kore
3. Önceki Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye
4. Ahmet Kutsi TECER’in şiirinden uyarlamadır.
5. Necip Fazıl KISAKÜREK’in bir sözüdür.

Makale Kaynak:

Sungur, N.(2000), “Güney Kore kalkınma fırsatını nasıl yakaladı?”, Mülkiye Dergisi, 225:119-124.