Medeniyetler Çatışması: Kısa Fakat Eleştirel Bir Bakış

Medeniyetler çatışması tezi, temelde soğuk savaş sonrası dünya da artık işlevini yitirmiş olan çift kutuplu dünya paradigmasına bir alternatif olarak ortaya atılmıştır. Medeniyetler çatışması paradigmasına göre dünyanın geleceği, ideolojik ya da sınıfsal çatışmalardan ziyade daha yerel manada tanımlanan kültürel bazda çatışmalara sahne olacaktır.

Söylem

Bugün insanların büyük bir kısmı, söylem kelimesini, karşılıklı iletişim, konuşma ve akademik anlamda düşünceleri iletme olarak tanımlamaktadır. Söylem kavramına, bu insanlığın kalıplaşmış düşüncesine karşı Fransız siyaset bilimci Michel Foucault çok daha farklı bir bakış açısı getirmiştir. Ona göre söylem ve bilgi, iktidar ve güç tanımlarıyla düşünülenin aksine çok daha yakın bir ilişki içerisindeydi.

ŞANGHAY EKONOMİSİNE YAKINDAN BAKIŞ

2014 yılı resmi kayıtlara göre nüfusu yaklaşık 25 milyon olan Şanghay, nam-ı diğer “Doğunun Paris”i, Çin’in doğu kısmındaki 6340 km2lik alanda Çin’in ekonomik başkenti diyebileceğimiz devasa bir metropoldür.

İktidar Seçkinleri

Wright Mills Amerika’da orta sınıf bir ailenin Katolik çocuğu olarak dünyaya geldi. Teksas ve Winconsin üniversitelerinde eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak akademik kariyerine devam etti. Burada politik bazı engellemeler ile karşılaşarak hak ettiği profesörlük unvanına 1956 yılına kadar ulaşamadı. Bu tür engellerden de anlaşılacağı gibi Mills’in kariyeri karmaşa dolu bir kariyerdir. O,…

Robert Nozick: Kölenin Hikayesi

Robet Nozick’in köle hikâyesi çok kısa dokuz bölümden oluşuyor. Nozick kendinizi bu hikâyede köle olarak hayal etmenizi istiyor. Birinci bölümde sen, acımasız bir sahibi olan, tam anlamıyla bir kölesin. Sahibin seni zorla çarpıştırıp, istediği zaman dövüyor. İkinci bölümde, sahibin biraz daha sakinleşiyor ve seni sadece kuralları bozduğunda dövüyor. Sana, kısa molalar bile veriyor

Özgürlüğün Felsefesi: Yağma Kavramı

Koltuğunuzda oturup derbiyi izlerken bir grup Viking’in geldiğini ve Plazma TV’nizi aldığını hayal edin. Ne yapardınız? Devletin görevi mülkiyet haklarınızı korumak olduğundan, muhtemelen polisi arardınız. Şansınız yaver giderse, TV’nizi geri alır, Vikingleri adalete teslim eder, normal hayatınıza (?) geri dönerdiniz. Ta ki, üç ya sonra Vikinglerin hapisten kaçtığını öğrenen kadar. Bir sorun var.